Saygı ve sevgilerimle yüce Türk milletini selamlıyorum. Özellikle söze bu şekilde girmem, kendi ülkesinde, devleti tarafından sinsice soyulmaktan kurtulamayan vatandaşlarımızın birazcıkta olsa bu sevgi sözcükleriyle huzur bulmalarını istiyorum. Tarih boyu iktidarların saltanatına köle ve mahkûm edilmiş bu halk. Bari benim bu hoş sözcüklerimle biraz sevinsinler.
Bugünkü konumuz Türkiye de ehliyet almak isteyen vatandaşlarımızın, uğruna kan döktüğü bu devleti tarafından nasıl soyulduğunun konusudur. Bakınız bizi ne şekilde soyuyorlar kısaca sizlere elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım. Kendi eleştirileri mide bu esnada dile getirmiş olurum.
Türkiye'mizde Ehliyetsiz Araç kullanan insanların sayısı oldukça fazladır bunu hepimiz biliyoruz. Ben bu insanlara bundan sonra neden ehliyetsiz araç kullandıklarına dair yetkili birimler tarafından hesap sorulmasını veya ceza kesilmesini pekte haklı bulmuyorum. Çünkü bu ülkede bu vatandaşların çoğunun bu söz konusu ehliyeti alacak kadar para bulabilmesi için ya evindeki inek veya koyununu satmak zorundadır veyahut evindeki TV ve Buzdolabından feragat edecek, ya da düşük modelli motorlu, motorsuz aracı falan varsa onu mecbur satacaktır veyahut gene bu gariban vatandaş çalışan asgari ücretli bir işçi ise 2 aylığını yemeden, içmeden ehliyet harç parası veya masraflarına ayırma zorunluluğu vardır. Bu vatandaş artık karnını doyurmak için dışarıdaki ottan mottan faydalanır herhalde. Kısacası ehliyet almak için malınızı mülkünüzü, servetinizi satmazsanız veyahut otlanmazsanız bu ülkede Ehliyet falan alamazsınız.
Devletin tepesinde bulunan o devlet adamları dediğiniz para avcıları var ya! Onların keyfine dokunmayın, yatak odaları soğumasın onun dışında ülkede kim ne yapmış hiç önemli değil. isteyen her şeyi yapabilir. Bu insanları neden meclise gönderirler anlamıyorum. Herhalde halt yesinler diye! Bu günahkârların pisliklerini senelerdir bir türlü hiç kimselere anlatamadık, bu insanlar meclise girmeden önce güllük gülistanlıkken, meclise girdikten sonra nedense o koltukların sihrine kapılarak çizgisini şaşırıyorlar, maneviyatta, gören gözlere sahipken bir anda körleşiveriyorlar. Bizler bu yaşanan düzensizlikleri dışarıdan nasıl görebiliyor ve gözlemleyebiliyorsak onlar maalesef bunları görememekten acizler. O kokmuş koltuklarından popolarını bir zahmet kaldırsalar, günlük ve güncel olayların cereyan ettiği gerçekleri, milletin sıkıntılarını görecekler ama demek ki o popoyu oradan kaldırmak çok meziyetli bir işmiş ki adamlar kalkmaya yeltenmek bile istemiyorlar. E tabii ki bu güne bugün onlar birer milletvekili, milletin başı, nede olsa bilgili ve kültürlü şahıslar, onlar bilmeyecekte bizim gibi kara cahiller mi bilecek.
Düşünebiliyor musunuz bir E sınıfı ehliyet alabilmek için tüm masraflar dâhil 1500. 1600 TL Yİ gözden çıkarmanız gerekiyor. Üstelik bir seferde tüm sınavları geçmek şartıyla. Sizce bu miktar bir servet değilmidir? Bizim gariban millet zaten hayat standartlarına yenik düşmüş, geçim sıkıntısı yüzünden aralarda uyur, gezer olmuş, birde bu ekstra serveti nereden getirsin. Herhalde soyacak bir kapı bulur artık.
Sürücü kursları 2 aylık yoğun bir emekten sonra vatandaştan 600. 700 TL civarında bir para tahsil ederken, Devletin vergi dairesi 5 dk içerisinde E ehliyeti alacak kişiden 487 TL’Yİ hemen alır ve bir anda kasasına indiriverir. Peki, bu haksızlık değilmidir? Bu parayı neden bu insanlardan tahsil ediyorsunuz? DEVLET demek ne demek? Soygunculuk mu? Anlamı, vatandaşını ezmek mi? DEVLET herhalde kendi DEVLET kelimesinin anlamını bilmiyor ki vatandaşına hizmet yerine zulüm ediyor.
DEVLET kelimesinin çok geniş anlamları arasında ( VATANDAŞINA HUZUR, KOLAYLIK, DESTEK) vermek anlamları da vardır. Nerede bu devletin ilke anlayışı? Demek ki bu devletin ilkesi yok, amacı belli vatandaşını soymak.
Devletin Düşüncesi galiba bu olsa gerek'''Ya nasıl olsa vatandaş ehliyetini bir sefere mahsus alıyor’’’ düşüncesiyle yola çıkmaktadırlar, yani hedefi aslında belli, yol belli ama uyuyan vatandaş ne zaman uyanacak o belli değil. Keşke bu paralar hizmet olarak vatandaşa geri dönse gene gam yemem ama bu devlete ödenen vergiler büyük ölçüde maalesef hırsızın cebine giriyor. Üstelik her sene yapılan şu aptalca zamlarda cabası. İşte aşağıda göreceksiniz.
2012 YILI EHLİYET HARÇLARI
A 2 sınıfı ehliyet harcı 96,35 TL
B sınıfı ehliyet harcı 290,10 TL
H sınıfı ehliyet harcı 96,35 TL
D,E,G sınıfı ehliyet harcı 483,80 TL
Uluslararası ehliyet harcı 193,40 TL
Şoförler Cemiyeti evrak masrafı 10 YTL
Ehliyet ücreti 87.5 TL
2011 YILI EHLİYET HARÇLARI
Sürücü belgesi ehliyet harçları
A, F ve H sınıfı sürücü belgesi: 83,85
B sınıfı sürücü belgesi: 252,36
Uluslararası sürücü belgesi: 168,24
C sınıfı sürücü belgesi: 420,82
D sınıfı sürücü belgesi: 420,82
E sınıfı sürücü belgesi: 420,82
G sınıfı sürücü belgesi: 420,82
2010 YILI EHLİYET HARÇLARI
A 2 sınıfı ehliyet harcı 77,85 TL
B sınıfı ehliyet harcı 234,30 TL
H sınıfı ehliyet harcı 77,85 TL
D,E,G sınıfı ehliyet harcı 390,70 TL
Uluslararası ehliyet harcı 156,20 TL
Şoförler Cemiyeti evrak masrafı 2 YTL
Ehliyet ücreti 60 YTL
Sayın Trafik polisleri lütfen bu şartlarda ehliyet alamayan T.C vatandaşı insanlarımıza bari siz taviz gösterin, es geçin be kardeşim. Görmezlikten gelin. Bu gerçekleri siz daha iyi görmelisiniz. Evet, can güvenliği hepimiz için çok önemli ama DEVLET bir nevi bu suça ortak. Bakınız, ‘’insanların seyahat etme özgürlüğü elinden alınamaz’’ diye bir kanun ve yasamız var galiba. Bu maddeyi ihlal etmek isteyen kişi veya kuruluşlar olduğu zaman biz mahkemelerde bu yasayı uygulamaya koyabiliyoruz ve suçu işleyen kişiye cezada verebiliyoruz, peki bu durumda kişinin seyahat özgürlüğü engellenemez ibaresine istinaden Devletimiz dolaylı olarak, bilerek suç işlemiş sayılmıyor mu? Neden mi? Pasaport harcırahları cep değil can yakıyordu ve halada öyle, peki bu vatandaş pasaportu nasıl alsın ki seyahat etsin. Gerçi son zamanlarda pasaport harcırahlarında çok cüzi bir indirime gittiler ama maalesef yanan canlar zamanında yandı ve seyahat özgürlüğünden mahrum kalan milyonlarca insanın hayalleri de suya düştü. Bu durumda devlette suç işlemiş sayılmazımı? Peki, bu devleti kim yargılayacak? Devleti yargılayacak bir kurum yoksa vatandaşını da yargılama hakkınızda olamaz.
Türkiye de her şey bom bok, Kim neler yapıyor inanın bilemezsiniz, ezilen, sömürülen hakkını aramayan ve bilmeyen sade vatandaşımıza oluyor. Gözlerinizi açın, gidin kardeşim TBMM kapısına dayanın, belge isteyin, hak arayın, sizi ilgilendirmeyen konulardan taviz vermeyin, o mahkemelerde sizde hakkınızı arayın, zaar bu mahkemeleri yürüten hâkim ve savcılarda birer vatandaş, bu ülkede onlarda yaşıyor belki sizi anlarlar. Biz her zaman her şeye boyun bükmek zorunda değiliz. İktidarların saltanatlarına uygun kanun ve hükümlere boyun bükme zamanları geçmiştir,
Akıllı olun ve aklınızı başınıza devşirin. Vatandaşlık haklarınızı kullanın, Bu aşamadan sonra hiçbir iktidar ve devlet anlayışı bu bilince sahip vatandaşlarına gem vuramaz, zorbalık düzeniyle hareket edemez, yapamaz. Vatandaş olarak hangi hakkınız varsa öğrenin, her şeye kafa sallamayın. Elektrik faturasındaki Alinin, Velinin maaşını sana bana yüklerler, benzin parasını sana bana yüklerler, yeme içme parasını sana bana yüklerler, efendim ehliyet alırsın, kart parası diye senden 87 TL alır, altı üstü 5 paralık bir kart. Demek ki burada da polisin, emniyetin çay,şeker, benzin, gezme, çocuğunu devlet arabasıyla okula getirme, götürme parasını da benden senden alırlarmış..
Değerli vatandaşlarım, bu anlattıklarım sadece devede bir kulak ama gerçek hayatta ve özellikle bu ülkede içinden çıkamadığımız birçok mesele ve yanlış uygulama var. Tabii ki biz hepsini burada anlatamıyoruz ve hepsini dile getirme imkânımız yok ama sizler halk olarak birer kurt olmalısınız, kendi göbeğinizi kendiniz kesmelisiniz. bazı belediyeler parasızlıktan inanın neredeyse ALLAH’IN havasını bile vatandaşa para ile satmaya kalkışacak hale gelmiş ve onun için yöntem arıyorlar. Her şeye lütfen boyun eğmemek dilekleriyle. İnşallah bu feryadımızı tüm basın ve yayın organları duyarda belki başbakanın kulağına küpe olarak takarlar. Hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.